7 Ocak 2011 Cuma

Burda yenileri sevmeyiz

Spor salonları yok mu... Çocukluğum onlara uyum sağlamaya çalışmakla geçti. 9 yaşındayken ailecek Pamukspor diye bir kulübe üye olmuştuk. Bizim gibi orta kesimden insanlar çok yoktu. Babam pamukbank geçmişli olduğundan indirimimiz vardı ve o şekilde üye olabilmiştik biz de. Çoğunluk artizler ve artiz olmaya adaylar ve artiz olmaya aday adaylarından oluşuyordu. Ben acaba ice tea şeftali ne kadardır diye düşünüp avcumda bozukluk sayarken etrafta
Hülyaa, şekerim, dönmüşsün Miami'den!
gibi cümleler yükseliyordu. Kimse yeni gelenlere bakmazdı. Yeni gelenlerle konuşmak, göz teması kurmak günahtı. Hele tenis eteği olmadan tenis oynayanlar hiç sayılmazdı. 1 sene ezilip büzülüp annemin eteğine sinerek geçti. Çok stres dolu günlerdi. 2. senemizde hocalarla muhabbetimiz başlamıştı. Ve onlarla merhabalaşıyorduk. Nasılsın, iyiyim, hoşgeldin beş gettin sınırlarını aşmazdı ama en azından hocalar artiz olmaya adayların yanlarında otururken sen onların masasının önünden geçersen senle konuşurlardı ve böylece artiz olmaya adaylar sana bakardı! İster istemez gözleri sana aşina olmaya başlardı. Göz teması kurmak günah olmasa da henüz caiz değildi. Ama sonra o gün geldi ve çattı. Babam Pamukspor'a müdür oldu.(Kulağa çok havalı gelse de maaşı düşüktü ama tabi bunu hiçbir üye bilmiyordu) Ki bu da üyeliğimizin 3. yılına tekabül ediyordu. Artık artizler ve artiz adayları bizi tanıyordu " Baban nasıl? Karneni aldın mı?" gibi sorular gelmeye başlamıştı. Evet artık ben de onlardan biriydim ve yeni üyelere ben de bakamazdım. Ama bu statüyü kazanmak üç senemi almıştı, bunu unutmayalım çünkü bu bilgiyi birazdan kullanıcaz.

Gelgelim günümüze. Çarşamba günü bir spor salonuna üye oldum. Yeri acayip havalı, bağdat caddesinde. Ama yine de fiyatı uygun. Şu fiyat kısmı bekledğiniz gibi çıkmayabiliyor. Evet her neyse. Baktım etrafta havalı amcalar filan var, pek kadın yoktu o saatlerde. Tamam dedim, çıkar kredi kartını anne. Ve üye oldum bugün ilk kez gidecektim. Heyecanlıydım, biraz da gergin. Ama beni üye yapan adamın dediğini yapacaktım yanına gidecektim, ölçümlerim yapılacaktı ve bana bir program verilecekti ve herkes beni sevmeye başlayacaktı. Ben de onlardan esirgemeyecektim sevgimi. Ve gittim. Plan basit, kaydını yapan adamın odasına gir. Kapıyı çaldım. Açtım. Kimse yok. Havlucu kadın görevli beyi çağırdı. Yoo bu bey benim kaydımı yapan bey değil. Panik bedenimi sarmaya başlıyordu. KİMSE BENİ SEVMEYECEK!

Adam içeri girdi, tam o anda telefon çaldı. Açtı.
Hıhı, evet, yaş kaç?
Bana da sen git başla ben hallederim işlemlerini dedi.

Anlayamamış bir şekilde soyunma odasına yöneldim. İyi. Çok kişi yok. Olanların da gözü toprağa bakıyor. Strese gerek yok. Yaşlılar gençleri sever. Birileri beni sevecek.

Giyindim ve dışarı çıktım. Odaya şöyle bir baktım adam hala telefondaydı. Yürüyüş bandına yöneldim. Ama bir anda odaya ekstra cool, en pahalı eşofmanlı, en bronz tenli, en sarışın insanlar sürüsü girdi. Herkes birbiriyle konuşuyor, yüksek sesle gülerken bir yandan sporlarını yapıyorlar. Bu hissi biliyorum. Çocukken pamuksporda hissetmiştim. Yoo hayır. Burada da yeni gelenlere bakmak günah!

Hızlıca kendi kafamdan uydurduğum spor programını uygulayıp def olmak için geri soyunma odasına girdim. Ne duyayım! Birileri yine Miami'ye gitmiş! Etraf duştan çıkmış uzun bacaklı hatun dolu. Hiçbirinin de havasından geçilmiyor. En havalıları ise.. Evet şimdi bir soyunma odasında en cool olduğunuzu belirten şey. Meme exposing. Altımızda havlu var, üstümüzde yok. Biz rahatız, cooluz, kimseyle konuşmadığımız gibi, suratımızda hiç değişmeyen bir ifade ile etrafta dolanır, önemli bir şey yapıyor görünürüz. Hey dostum bi dakka meme görmek istediğimizi de kim çıkardı?

Umarım yine 3 sene beklemem gerekmez. Bu sefer babamın müdür olması gibi bir şansım da yok. Ne olursa olsun memeden taviz vermem.

Günün şarkısı Alanis Morissette - I'm a bitch

Arz ederim,
İK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder