blog açışımın ikinci yılı şerefine (!)(yaklaşık yarım saat önce aklıma geldi blog diye bir şeyin var olduğu) teknolojik edebiyat camiasına geri dönmeye karar verdim. Bunu kim umursar bilmiyorum ama umursanmamayı öyle hak etmişim ki yarım saattir bloga nasıl yazı yazıldığını hatırlamayı çözmeye çalıştım. Gerçi gördüm ki sevgili bilgisayarım bu sayfaların hiç tekin olmadığını düşünüyormuş, ondan birkaç şeye "izin ver" "kabul ediyorum" "tamam" demeliymişim öyle görebilicekmişim. Bill Gates bazen annemden bile evhamlı oluyor.
Her neyse eski yazılara bir baktım. Brezilya'dan yazdığım kendi içinde oldukça çelişen günlüklerin , evet başlık günlük ama orada bulunduğum 30 gün içinde 2 tane yazmışım bu da aslında "15 günlük" olduğunu gösteriyor, baya sıkıcı olduklarını gördüm. Artık nasıl bir kafayla yazmışsam... Evin yaşlı amcasının "olsun olsun hatıra bunlar. bu günleri özliyceksin ilerde" dediğini duyar gibiyim. Sonra biçime geçtim önce biraz daha kız rengi -pembe- olsun sayfada dedim. Ama arkadaki halı desenimsi iğrenç kafferengi planla yola devam etmeye karar verdim, çocukluğum çirkin halılı odalarda geçti nedeni bu da olabilir. Bu arada adımı googlelayan yakın arkadaşlarım haricinde okuyan varsa üzgünüm içimde acayip bir neden belirtme hissi var. Her şeyin nedenini belirticem sanırım bu yazıda. Söylemedi demeyin.
Evet geri dönüşümün nedenlerini düşünmeye başlayabilirim.
neden 1: blog yazmayı hep kendi kendimle konuşmak olarak görüyordum ama twitter camiası tükürdüğümü yalatarak bana 140 karakterle kendi kendine konuşmayı öğretti, blog vız gelir tırıs gider dedim.
neden 2: bilmeyenler varsa, tamam söz bir daha söylemiycem bunu, ben çevirmenim. Ve hayat şu dönemde aşırı zor. Çeviri süreçlerine daha aktif dalmaya, odama daha çok çekilmeye, sosyal hayattan biraz daha (hatta baya baya) uzaklaşmaya başladım. Bu arada bu aktif sürecin meyvesini ileriki zamanlarda inşallah beraber yiyeceğiz. Hayır karpuz kesmeyeceğiz, bunu aklınızdan çıkarın.
Başka neden yok sanırım. Mmm düşünce bazında daha uzun olacağını kestirmiştim. Ama kimse merak etmesin bugünden itibaren yazılar alacak başını gidecek. Yalnızım ve birileriyle konuşuyormuş gibi yapmaya ihtiyacım var. Bunun acınası olduğunu düşünen varsa...ee.. kendini de evde unutsaydı!
Günün şarkısı simple plan'den welcome to my life olsun.
Arz ederim,
IK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder